bu güzel köy..
Gitmesekte görmesekte o köy bizim köyümüzdür melodisini duyar duymaz derbenti anımsarım ben. mayısta doganın uyanışını..sokak fırınlarında yapılan ekmegini..pahalı bi yemek olmadıgı için misafire ikram etmeye utandıkları harika yemek topalagı..çamların üzerine yagan karın tarifsiz manzarasını... Hele de insanları.. kendi fakir gönlü zengin olan, her bayramda (hala) misafirlerine mükellef sofralar kuran, karınca misali durmadan calışan zorluklarla mücadeleye artık alışmış o güzel köyün insanları.. gözbebeklerimi üşütecek kadar sogukalarda bile kızıma bakmaya gelen fadime hanımı nasıl UNUTURUM?!
Derbent kesfedilirse önünü alana askolsun.yeşillikler içinde ışıldayan alişar yaylasındaki gölet , çöldeki serap gibi büyüler insanı.. kayak turizminden anlayan bir arkadasımın dedigine göre kayak yapmak için de oldukca müsaitmiş. Ancak korkum yabancı uyruklu insanların orayı kesfedip topraklarımızı paylaşmaya kalkmaları.. umarım böyle acı bişi gercekleşmez.
saygılar.. bu yazımı bizde cok emegi gecmiş olan fadime hanıma ithaf ediyorum...














